Top Social

İnsanların en şerlisi kimdir?


fetva emini, imam-ı rabbani, ulema-i su, hadis-i şerif, şeytan, din, ilim, ayet-i kerime

Peygamber efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: 

“Şerlilerin en şerlisi, şerli âlimlerdir, hayırlıların en hayırlısı, hayırlı âlimlerdir.”

İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyurdular:

“Âlimlerin dünyaya sevgi ve rağbetleri, onların güzel yüzleri üzerine bir lekedir. Her ne kadar onlardan insanlar için faydalar hâsıl olsa da, ilimleri kendi haklarında faydalı olmaz. Onlar vasıtası ile din yayılsa ve takviye olsa da, buna itibar yoktur. Çünkü dini kuvvetlendirme gayreti, zaman zaman bazı fâcirlerde (açıkça günah işleyen) ve dîni inançları zayıf, gevşek kimselerde de görülür. Nitekim peygamberlerin efendisi (s.a.v.) fâcirin dini te'yidi (kuvvetlendirmesi) hususunda:

“Muhakkak Allâh-ü teâlâ bu dîni fâcir bir kişi ile de takviye eder (kuvvetlendirir).” buyurmuştur. 

…Bilakis bu ilmin, onlar hakkında zararlı olduğunu söylerim. Çünkü bu ilimle onların aleyhine (zararına) huccet (delil) tamam olmuştur. Nitekim peygamber efendimiz (s.a.v.): 

“Kıyâmet günü insanların azabı en şiddetli olanı Allâh-ü teâlânın, ilmiyle kendisini menfaatlendirmediği âlimdir.” buyurmuşlardır. 

Nasıl zararlı olmaz? Onlar Allah katında eşyanın en azîzi ve varlıkların en şereflisi olan ilmi, alçak dünya malı, makamı ve dostları için vesile yaptılar. Hâlbuki Allah katında dünya alçak, hakir ve yaratılmışların en sevilmeyenidir. Allâh-ü teâlâ katında aziz olanı alçaltıp, hakir olanı da yüceltmek, gayet çirkin bir kabahattir. Hatta Hak Sübhânehû ile muâraza etmek, yani Allâh-ü teâlâya karşı gelmektir. 

Ders okutmak ve fetva vermek, ancak Allâh-ü teâlânın rızası için olursa ve makam ve mevki sevgisinden, mal ve mertebe elde etme hırsından uzak olursa fayda verir. Bunlardan uzak olmanın alameti ise, dünyadan yüz çevirmek ve ona rağbet etmemektir. 

Bu belaya uğrayan ve dünya sevgisinin esiri olan âlimler dünya âlimleridir, kötü âlimlerdir, insanların en şerlileridir ve din hırsızlarıdır. Hâlbuki onlar, dini hususlarda kendilerine uyulduğunu ve bütün mahlûkatın en faziletlisi olduklarını zan ederler.

Nitekim Allâh-ü teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Onlar (faydalı) bir şey üzerinde olduklarını zan ederler. Dikkat edin, onlar yalancıların ta kendileridir. Şeytan onlara galebe edip, Allah’ı zikretmeyi unutturdu. Onlar şeytanın taraftarıdır. Uyanık olun ki şeytanın taraftarları hep hüsrana düşenlerdir.” (Sûre-i Mücadele / 18-19)

(Mektûbat-ı İmam-ı Rabbanî, c.1./ Mektup:33
(Sünen-i Dârimî)


ilk yorumu sen yap
Yorum Gönder